DOLAR 17,9624 0.13%
EURO 18,3041 -0.55%
ALTIN 1.027,60-1,12
BITCOIN 433923-1,40%
İstanbul
22°

HAFİF YAĞMUR

20:11

AKŞAM'A KALAN SÜRE

SAĞLIK-SEN Sorunları ve Çözüm Önerilerini Deklare etti
  • HaberEA
  • Gündem
  • SAĞLIK-SEN Sorunları ve Çözüm Önerilerini Deklare etti

SAĞLIK-SEN Sorunları ve Çözüm Önerilerini Deklare etti

Durumun bu noktaya geleceğini aylar, hatta yıllar öncesinden ifade ettik. Ne yazık ki sorunların üzerine kararlılıkla gidilmedi.

ABONE OL
Mart 14, 2022 09:24
SAĞLIK-SEN Sorunları ve Çözüm Önerilerini Deklare etti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sıhhat-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, sağlıkta yaşanmış olan problem ve sıkıntıların devam etmesinin sıhhat sisteminin geleceği adına mühim riskler içerdiğini altını çizdi.

Sıhhat-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, yazılı bir basın açıklaması yaparak hem 14 Mart tıp bayramını kutladı hem de sağlıkta yaşanmış olan problem ve çözüm önerilerini paylaştı.

Özdemir, “Sıhhat çalışanları; aşırı iş yükü, ücret adaletsizliği, düzensiz ve uzun emek harcama süreleri, malpraktis ve sertlik şeklinde sorunlarla uzunca bir zamandan beri savaşım ediyor. Bunun yanında, pandemi ile iş yükü kat be kat artan sıhhat çalışanları, insanımıza şifa dağıtmak için insanüstü bir gayretle çalıştı ve halen de bu şekilde iş yapmaktadır. Şunu net bir halde ifade edebiliriz ki salgın bizlere devletimizde kısıtlı insan gücü ile yüksek düzeyde sıhhat hizmeti sunulduğunu gösterdi. Elbet bu sıhhat çalışanlarının üstün fedakarlığıyla oldu. Sadece gelinen son noktada, bunun bu şekilde sürdürülebilir olmadığı açıkça ortada. Bugün kamuda görevli başta hekimler olmak suretiyle sıhhat çalışanları tek tek çekilme etmekte, sıhhat hizmetlerinin sunumunda mühim sıkıntılar yaşanmaktadır. Sorunların ve sıkıntıların devam etmesi Türkiye “sıhhat sisteminin” geleceği adına mühim riskler içermektedir. Sıhhat çalışanlarının sorunlarının temelinde istihdam yetersizliğinin mühim rol oynadığı ise malum bir gerçektir. Bu problem, ücret yetersizliği ve adaletsizliği ile desteklendiğinde ise içinden çıkılmaz bir hale dönüşmektedir. Buna rağmen başta hekimler olmak suretiyle sıhhat emekçileri çareyi hususi sektöre yada yurt dışına gitmekte bulmaktadır” dedi.

Özdemir açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Ülkemizdeki sıhhat hizmetindeki istihdam yetersizliğini daha iyi anlatabilmek adına; hekime müracaat sayısı neredeyse ülkemizle aynı olan Almanya ile bir karşılaştırma yapmak isterim.

Almanya’nın Türkiye’ye nazaran hemşire ve ebe sayısı ortalama 4.4, doktor sayısı ise ortalama 2.2 kat daha fazladır. Bu anlamına gelir ki, Türkiye’de hemşire ve ebeler 4.4, hekimler ise 2.2 kat daha çok çalışmaktadırlar. Benzer durum öteki sıhhat mensubu için de geçerlidir. Ek olarak, ülkemiz hemşire ve ebe sayısı bakımdan AB ve OECD ülkeleri içinde son sırada yer verilmiştir.

Bu veriler Türkiye’nin mevcut sıhhat mensubu kapasitesinin internasyonal standartların oldukça altında bulunduğunu net bir halde göstermektedir. Unutulmamalıdır ki sağlıkta istihdam yetersizliğinin getirmiş olduğu problemler bununla beraber sıhhat hizmet sunumunu da negatif etkilemektedir. Bu aşamada, nitelikli sıhhat hizmetinin sürdürülmesi için istihdamın artırılmasına yönelik politikaların bir an ilkin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Ek olarak son iki yılda 62 bin sıhhat çalışanı istihdamı gerçekleştirilmiş olmasına karşın bazı branşlarda sıhhat çalışanı sayısının ortalama 5600 şahıs azaldığı görülüyor. Zamanı gelen emekli oluyor fırsatını gören başka kuruma geçiyor. Bunun en mühim sebebi emek harcama sürelerinin uzunluğu ve iş yoğunluğudur.

Her fırsatta ve her platformda dile getirdiğimiz tertipli aralıklarla her yıl 60-70 bin sıhhat çalışanı istihdamı yapılması gerekliliğini buradan bir kez daha yineliyoruz.

Hekimler, doğası gereği sıhhat hizmetlerinin omurgasını teşkil etmektedir. Her branştaki çalışanlar şeklinde hekimlerin de bazı sorunları bulunmaktadır. Kamuda hastanelerindeki istifalar ile bu problemler bir kere daha gündeme gelmiş olsa da sorunların temeli birkaç yılla sınırı olan değildir.

Problemler tıpkı öteki sıhhat emekçilerinde olduğu şeklinde aşırı iş yükü, düzensiz ve uzun emek harcama süreleri, ücret adaletsizliği, malpraktis ve sertlik şeklinde sorunlardan oluşmaktadır.

Yapmış olduğumuz çalıştaylar, saha incelemeleri ve anketlerle bu durum oldukca net bir halde ortaya konmuştur.

Bu problemler karşısında bir arayış içine giren hekimler çareyi büyük seviyede hususi hastanelere geçişte bulmaktadır. Elbet yurt dışına gidenler de olmaktadır.

Sadece hekimlerin bu tercihini “kaçış” olarak değerlendirmek doğru değildir. Bu durum tamamen daha iyi şartlarda ve daha güvenli ortamda emek harcama isteğinin bir sonucudur.

Durumun bu noktaya geleceğini aylar, hatta seneler öncesinden ifade ettik. Ne yazık ki sorunların üstüne kararlılıkla gidilmedi.

Gelinen noktada ise Sıhhat Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın ve Hakkaniyet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın ‘Sıhhat Çalışanlarının Hukuken Korunması Sempozyumu’nda sertlik ve malpraktise bağlı tazminat problemininin giderilmesine dair yapmış oldukları açıklamaları anlamlı ve yerinde buluyoruz.

Sözde kalmayıp icraata dönüşmesi süreci dikkatle takip edeceğiz.

Sıhhat Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın bir haber ajansına yapmış olduğu açıklamada kendisi dahil dört bakanın görevlendirildiğini ve tüm sıhhat çalışanlarının haklarının teslim edileceği bir 14 Mart tıp bayramı kutlanacağına dair sözlerinin yerde kalmamasını temenni ediyoruz.

Ülkemizdeki sağlıkta yetişmiş insan enerjisini kaybetmemek ve nitelikli sıhhat hizmetinin sürdürülebilirliğini sağlamak adına “Bulma ve Tutma Stratejisi” geliştirilmesini önermekteyiz.

Bu stratejimizin detaylarını raporumuzda görebilirsiniz. Salgın süreci, sıhhat hizmetlerinin önemini hepimize bir kere daha göstermiştir. O nedenle, bu süreçten de dersler çıkararak sıhhat sisteminin yükünü kaldıracak daha oldukca sıhhat personelin istihdam edilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Elbet tek başına istihdam kafi değildir. Başta hekimler olmak suretiyle tüm çalışanların bilhassa ücret noktasında bir problemi olmamalıdır.

Raporumuzda ilkin çıkan bazı çözüm önerilerini sizlerle paylaşmak isterim.

– Türkiye’nin nüfus durumu ve hizmet potansiyeli dikkate alınarak sağlıkta insan gücü istihdamı artırılmalıdır.

– Sıhhat emekçilerinin motivasyonlarının ve iş doyumlarının arttırılması ve çekilme sayılarının azaltılması adına ekonomik özlük hakları ve toplumsal hakları {özel sektör} ile rekabet edecek şekilde güçlendirilmelidir. Çalışanların artan iş yüklerinin azaltılması amacıyla mevcut işleyiş kapsamlı bir halde ele alınarak lüzumlu müdahaleler yapılmalıdır

– Doktor işgücünden verimli şekilde istifade edilebilmesi için makul ve kabul edilebilir ücret düzeyinin sağlanmasına ilişkin lüzumlu düzenlemeler acilen yapılmalıdır.

– Durağan(durgun) ek ödemeler 2,5 kat arttırılmalı, merkezi bütçeden ödenerek hastane bütçesinden ödemeye son verilmelidir.

– Halen Sıhhat Bakanlığı sıhhat tesislerinde uygulanan performans sisteminin rehabilite edilmesi ve tekrardan düzenlenmesi gerekmektedir.

– Hekimlerin ve de öteki sıhhat çalışanlarının maruz kalmış olduğu mobbing olgusunun azaltılması için lüzumlu çözümler üretilmelidir. SABİM ve CİMER‟e ilişik şikayetlerin Mobbing amaçlı kullanılmasının önüne geçecek tedbirler alınmalı, meydana getirilen şikayetler ön elemeden geçirilmeden ya da doğruluğu kesinleşmeden direkt sıhhat çalışanlarına soruşturma açılarak işleme alınmamalıdır.

– Malpraktis davalarının getirmiş olduğu tazminat ödemelerine karşı tüm sıhhat çalışanları tam koruma altına alınmalıdır.

– Kamuda çalışan hekimlerin mesai saatlerindeki hizmetlerinde etkililiği sağlamak kaydıyla, mesai dışı emekleri ile ilgili kısıtlamaların azaltılması yada kaldırılması düşünülmelidir.

– Sıhhat hizmetine başvurudaki aşırılıklar denetim altına alınmalı ve doktor hemşire şeklinde sıhhat çalışanlarından insanüstü bir performans beklemek yerine verimliliğin esas alındığı emek harcama standartları belirlenmelidir.

– İstihdam probleminin önüne geçebilmek adına tıp fakültelerinin kontenjanları arttırılmalıdır.

– Hemşire ve ebe eksikliğini gidermek adına bu alanda daha oldukca istihdam sağlanmalıdır.

– Tıbbi sekreterden uzman hekime kadar tüm sıhhat meslek profesyonellerinin dengeli bir halde istihdamı sağlanmalı, gelişmiş ülkelerdeki sayılarla kıyaslanarak kısa, orta ve uzun vadeli bir istihdam politikası geliştirilmelidir.

– Mevzuya ilişkin yasal düzenlemeler gözden geçirilerek sertlik uygulayanlara daha etkin ve caydırıcı cezalar verilmelidir.

– Sertlik olaylarının sıhhat kurumlarında izlenmesi, değerlendirilmesi, vakaya özgü çözüm önerileri getirilmesine yönelik olarak meslek profesyonelleri istihdamı (sosyolog, toplumsal çalışmacı, psikolog vb.) sağlanmalı ve bu özellikte meslek profesyonelleri yönetiminde Daire Başkanlığı düzeyinde yönetimsel bir yapı oluşturulmalıdır.

Sıhhat sistemimizi yarınlara taşıyacak bu ve benzer çözüm önerilerimizin bir an ilkin hayata geçirilmesi arzusundayız.

Kurum gayemiz de mücadelemiz de sıhhat emekçilerinin sorunlarını ortadan kaldırıp, mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi içindir.

Mücadelemizi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle, tüm sıhhat emekçilerinin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlama ediyorum. Bayramlarını bayram şeklinde kutlamak isteyen sıhhat çalışanlarının, 14 Mart günü alacakları haberlerle yüzlerinin gülmesini temenni ediyoruz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.