DOLAR 13,49890.11%
EURO 15,31650.14%
ALTIN 796,320,35
BITCOIN 4785351,04%
İstanbul

HAFİF KAR YAĞIŞLI

13:20

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Ali Babacan’dan İktidara Dış Siyaset Eleştirisi: ‘Kimse kusura bakmasın, bu milletin onuru satılık değil’
  • HaberEA
  • Gündem
  • Ali Babacan’dan İktidara Dış Siyaset Eleştirisi: ‘Kimse kusura bakmasın, bu milletin onuru satılık değil’

Ali Babacan’dan İktidara Dış Siyaset Eleştirisi: ‘Kimse kusura bakmasın, bu milletin onuru satılık değil’

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Konya’da partisinin Meram ve Karatay ilçe kongrelerinde konuştu.

ABONE OL
Ocak 22, 2022 16:36
Ali Babacan’dan İktidara Dış Siyaset Eleştirisi: ‘Kimse kusura bakmasın, bu milletin onuru satılık değil’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Konya’da partisinin Meram ve Karatay ilçe kongrelerinde konuştu. Babacan’ın gündeminde RTÜK’e ve TÜİK’e ilişkin meydana getirilen tartışmalar ve dış siyaset vardı. Babacan şu ifadeleri kullandı:

‘Tüm televizyonlar, gazeteler tek tip çıksın istiyorlar’

“Bir televizyoncu eleştirel içerikli bir haber sundu diye hükûmetin gazabına uğradı. RTÜK, hakkında araştırma başlattı. Ana haberleri adeta karşıcılık lideri şeklinde sunuyormuş. Yansız değilmiş! Kendi talimatlarıyla yazıp çizen yüzlerce basın organı yok mu? Kimi zaman bakıyorsunuz, on gazetede manşet aynı. Nerede tarafsızlık? TRT, iktidarın hizmetine sunulmuş durumda. Bunlar yetmiyor. İktidarı eleştiren tek bir kanal, tek bir program, tek bir gazete, tek bir gazeteci dahi bırakmak istemiyorlar. Tüm televizyonlar, tüm gazeteler tek tip çıksın istiyorlar. Bu yönetim otokrat bir yönetimdir.”

‘Basının tarafsızlık yemini yok fakat cumhurbaşkanının var’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM’de yemin metnini okumuş olduğu görüntüleri izleten Babacan sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Yemin metnini değiştiremediler, referandumda takılır diye korktular. ‘Namusum ve şerefim üstüne ant içerim’ söylediği yemine ne oldu? Takıyor genel başkan şapkasını, her insana hakaret edebiliyor. Fakat aynı ifadeleri bir başka şahıs kendiyle ilgili kullandığında ‘Cumhurbaşkanı’yım, bana bu şekilde konuşamazsın’ diyor. Cumhurbaşkanına hakaretten 160 bin şahıs hakkında soruşturma açılmış. Basının tarafsızlık yemini yok fakat cumhurbaşkanının tarafsızlık yemini var.”

‘TÜİK’i de cumhurbaşkanı yönetiyor’

“Hayal aleminde yaşayan bir kurumumuz var. Sayıları Ayarlama Enstitüsü. Öteki adıyla TÜİK. Enflasyonun yüzde 36 bulunduğunu iddia eden bu ‘itimat abidesi’ kurumumuzun başındaki şahıs geçen gün kendisinin mevsimlik işçiye döndüğünü itiraf etmiş. ‘Bu koltukta şimdi ben yaşıyorum, yarın başkası oturur. Doğrusu başkanın kim bulunduğunu boş verin’ demiş. Haklı. Başkanın kim bulunduğunun ne önemi var? Beştepe’den gelen talimatın gereğini yapıyor. Uydurulmuş gerçeklik dünyası ile çarşıda pazarda gördüğümüz enflasyonun yarısını bile açıklamayan bu kurumu da cumhurbaşkanı yönetiyor.”

‘Dışişleri Bakanlığı iktidar partisi üyelerinin yerleştiği kasabaya döndü’

“Dışişleri Bakanlığı, iktidar partisi üyelerinin işi bırakıp emekli olduğunda yerleştiği bir kasabaya döndü adeta. Dışişlerinde yeterlik, liyakat, nezaket, dış ilişkiler şeklinde eğer olmazsa olmaz ilkelerin yerini; kayırmacılık, kabadayılık, fevrilik ve hamaset aldı.”

‘Stratejik fırfır dönemine geçmiş durumdalar’

“Koskoca ülkenin dış politikasını zikzak çize çize, U dönüşü yapa yapa ne olduğu kim bilir bir hale getirdiler. Muhatapları bile ciddiye almıyor. ‘Nede olsa bugün bunu der, yarın başka bir şey der’ diyorlar. Bigün Şanghay Beşlisi’ne hevesleniyor. Bir başka sabah da kalkıp ‘Avrupa Birliği stratejik hedeftir’ diyor. Ne istediğini de ne söylediğini de bilmiyor. Bir gazeteci ‘Şanghay Beşlisi’ni anlat’ diye sorsa, anlatamaz. Bundan dolayı ortada bir strateji yok. Langırt oyununda ‘fırfır yapmak’ vardır ya. Rastgele sallıyorsunuz. Dış politikada ‘stratejik fırfır dönemine’ geçmiş durumdalar. Şuursuzca, hesapsızca, rastgele oyun oynuyorlar. Tutarsa… ‘Ya denk gelirse’…”

‘Normalleşmenin de bir adabı vardır’

“BAE, 15 Temmuz’u desteklediyse, iyi mi olur da onlarla antak kalma yapıyorsunuz? Kimse kusura bakmasın, Türkiye satılık bir ülke değil. Bu milletin onuru satılık değil. Merkez Bankası’nda kuruş kuruş biriktirdiğimiz 130 milyar dolarımızı arka kapıdan cayır cayır sattıktan sonrasında, teröre destekle suçladıkları ülkeden borç para dilendiler. Gelen para da 4,5 milyar dolar. Yalnız aralık ayında gizli saklı saklı yaktıkları para 17 milyar dolar. Yazık günah. Normal olarak dünyada düşmanlarımızın azalmasını, dostlarımızı artmasını isteriz. Fakat normalleşmenin de bir adabı vardır. Yalnız 4,5 milyar dolar para gelecek diye bunu yaptılarsa yatacak bölgeleri yok.”

‘İtibarınızı yitirirseniz ABD’nın yaptırımları ile Rusların baskısı içinde sıkışırsınız’

“Bozuştuğunuz bir ülke ile ilişkilerinizi düzeltmeye çalışırken mühim olan itibarınızdır. İtibarın gücü; bir çok vakit askeri güçten de ekonomik güçten de üstündür. İtibar, iyi bir dış ilişkiler ve iyi bir internasyonal siyasal diyalogla kazanılır. Siz itibarınızı yitirirseniz, ABD’nın yaptırımları ile Rusların baskısı içinde sıkışırsınız. Bundan dolayı itibarınız yoksa, devamlı ödün vermek zorunda kalırsınız.”

‘İsrail’den de mi para isteyeceksiniz?’

“İsrail’le normalleşmenin de arayışına girdiler. Erdoğan’ın son açıklamaları o şekilde yumuşak, o şekilde halim selim ki ‘Ne oldu ‘one minute’e dedik? Olabilir fakat merak ediyorum: Masaya ne konulacak? Yoksa onlardan da mı para isteyeceksiniz? Ya da hususi şirketlerin takip etmiş olduğu bazı projeler var, oralarda oldukca mühim bir rant var da onun için mi İsrail’e karşı aniden yumuşak bir tutum içine girdiniz? Tüm bu U dönüşlerinin amacı nedir? Avrupa’yla, AB’yle, NATO’yla, Batıyla, Mısır’la, Körfez ülkeleriyle, komşularımızla yaptığınız kavgaların bu milletin sırtına yüklediği maliyet ne olacak? El aleme, ‘Beni yönetim edin’ demeyi bırakın da bu sorularıma yanıt verin.”

‘Mısır, demokrasinin iyi işlediği bir ülkeye ‘Gazeteciyi sustur’ diyebilir mi?’

“‘Darbeci Sisi’ söylediği Sisi gitti, ‘Dostum Sisi’ geldi. Söylenen her söz gene bir güzel yutuldu. Mısır yönetiminin talebiyle, İstanbul’daki Mısırlı gazetecileri bile susturdular. Muhataplarımız burada otoriter bir yönetim bulunduğunu görüyor. Mısır bu şekilde bir talebi demokrasinin olduğu bir ülkeye iletebiliyor mu? Demokrasinin iyi işlediği bir ülkeye dönerek ‘Şu gazeteciyi sustur’ diyebiliyor mu? Bundan dolayı Türkiye’de otoriter bir yönetim bulunduğunu, rahatça haksızlık ve hukuksuzluk yapılabileceğini biliyor. Bunlar da yapıyor. O şekilde yanlış bir dış ilişkiler yürüttüler ki Türkiye, ilişkileri düzeltmek için adeta Mısır’a yalvarır hale düşmüş durumda. Mısır adeta ‘Bunlar şimdi elime düştü’ dedi, koşul arkasına koşul öne sürdü. Tam bir fiyasko.”

‘Parasını ödediğimiz uçakları teslim bile alamadılar’

“Bizim dönemimizde Türkiye, NATO’nun en mühim müdafa projelerinin birine, F-35 projesine dört ana ülkeden birisi olarak girdi. Parasını ödediğimiz, tescilini yaptırdığımız bu uçakları teslim bile alamadılar. 1 milyar 400 milyon dolar para verdiler. Parayı da geri alama, parasını ödediğin uçakları da alama. Uçaklar yok, para da yok. Bu mu dış siyaset? Bu, hesapsızlık değil de nedir?”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.